Bugun...


DR. KEMAL KAMBUROĞLU

facebook-paylas
ABD – NATO- PKK – GARA
Tarih: 24-02-2021 10:42:00 Güncelleme: 24-02-2021 10:42:00


Geçtiğimiz perşembe günü İletişim Başkanlığı’nın organize ettiği, İletişim Başkanlığı İzmir İl Müdürlüğü ev sahipliğinde icra edilen “NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Birliktelik” paneline katıldık. Öncelikle İletişim Başkanlığı İzmir İl Müdürü Mehmet Akseki ve değerli eşleri Burcu Akseki Hanımefendiye gösterdikleri çaba ve misafirperverlikten ötürü teşekkür etmeliyiz. Panelin moderatörlüğünü Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan yaptı.

Panele LANDCOM –Müttefik Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı, Ege Ordusu Kurmay Başkanı ile çok sayıda yabancı ülkenin NATO Subayları, gazeteciler ve sivil ilgililer katıldı. Panelistler özellikle Müttefik Türkiye’nin karşı karşıya olduğu alçak PKK terör örgütü ile mücadelesinde NATO’nun Türkiye’nin yanında olmasının gerekliliğini vurguladılar. Panele katılan “Yabancı Subay’ların” panelde verilen mesajları kendi ülkelerine derhal ileteceklerine hiç kuşku yoktur. İletişim Başkanı Fahrettin Altun da telekonferans ile yaptığı konuşmada “Türkiye’de yaşanan her gelişmeye dair bir kanaati olan Amerikalı meslektaşlarımızın, ABD’nin de terör örgütü listesinde bulunan PKK’nın Gara’da vatandaşlarımızı şehit etmesiyle ilgili ‘karnından konuşması’ incitici ve yaralayıcı bir davranıştır… Sivil kayıpları önlemek, milli güvenliğimizi garanti altına almak ve sonuçları tüm Avrupa için çok ağır olabilecek yeni göç dalgalarını engellemek adına verdiğimiz mücadelede, Suriye’de ihanete uğradık. İttifakın en güçlü üyesi, PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi neredeyse bir ordu gibi donattı…

Gerek PKK/PYD/YPG gerekse FETÖ terörüyle mücadelemizde, müttefik bildiğimiz ABD’nin sürekli Türkiye karşıtı bir pozisyon alması diplomatik olarak son derece yanlıştır…

Suriye’de ve Irak’ta terör örgütlerinin terörle mücadele adı altında silahlandırılmasına ve desteklenmesine şiddetle karşı çıkıyoruz. Türkiye yalnız bırakıldığında diz çökecek, hedeflerinden vazgeçecek bir ülke değildir.” dedi. Panelde ana tema Türkiye’nin ve ABD’nin birer NATO üyesi olmalarına rağmen ABD’nin PKK/PYD’ye her türlü imkânı sunarak desteklemesi ve bunun NATO müttefiklik hukuku ile bağdaşmadığı vurgusu idi. Gara Operasyonu sonucu 16 aziz şehidimizin verilmesi, şehitlerimizin 13ünün alçak PKK terör örgütünce infaz edilmiş olması Türkiye’de şu sorunun yüksek sesle sorulmasını ortaya koydu; ABD Gara’nın neresinde? Biz bunca yıllık devlet deneyimi ve birikimimizle cevaplayalım; tam göbeğinde! PKK terör örgütü 1970 li yılların sonuna doğru fikirsel altyapısı oluşturularak CIA elemanlarınca kurduruldu. 15 Ağustos 1984 Şemdinli – Eruh baskınları ile de sahneye çıktı. Devlet görevimiz süresince bizzat gördüğümüz şu oldu; ABD, PKK’yı başından itibaren ve her koşulda, her türlü imkân ile destekledi. Bu imkânlar, silah, mühimmat, teçhizat, bölgede müzahir unsurların desteği, siyasi destek, PKK’nın “narkoterör” faaliyetlerine göz yummak vb. olarak sayılabilir. 1987lerde PKK’lı teröristlerin yaralarını sarmaları için üzerinde ABD Ordusu Sağlık Komutanlığının damgası olan acil harp tedavi paketlerini havadan attıklarını bilmiyor muyuz? Aslında ABD her devletin normal olarak yaptığı gibi “kendi ulusal çıkarlarını” esas alarak hareket ediyor. ABD’nin çıkarları bu bölgede tek hedef ortaya koyuyor o da “kayıtsız şartsız İsrail’in güvenliği.” ABD diyor ki ben İsrail’in yaşatılması için her şeyi yaparım. Türkiye filan omurumda değil. O nedenle 37 yıldır mücadele ettiğimiz alçak terör örgütü PKK’yı destekleyerek ona “İsrail’in güdümünde bir Kürt Devleti kurdurma” çabası içindedir. Tabii bu “sözde Kürt Devleti’nin” kuzey parçası Türkiye’den koparılması hedeflenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdir. Yani kısacası NATO müttefiki olduğumuz ABD, Türkiye’nin topraklarını talep etmektedir.

O halde soru; benim vatan toprağımı benden almak isteyen dost mudur yoksa düşman mıdır? Ya da İstiklal Harbimizde savaştığımız ve bizden Batı Anadolu’yu isteyen Yunanistan’dan ne farkı vardır? Çok açık söyleyelim, bu durumda biz esasen PKK/PYD ile değil gerçekte ABD ile savaşıyoruz. Ama aslında sadece ABD değil, Rusya, Almanya, İran, Fransa, Hollanda, Belçika, İsveç de PKK ile iç içe. PKK hepsinin ortak malı. Rusya’da PKK’nın yanında ama “şimdilik mış gibi” yapıyor.

Türkiye ile ABD’nin arasındaki makas açılsın ve Türkiye kendisine yanaşsın diye. Ancak en etkin güç şu süreçte ABD’dir. Kürt Devleti projesi ABD senatosunda defalarca konuşuldu ve saklanmıyor. PKK/PYD bir kukla, esas olan ise kuklacıdır. On parmakta on ip hepsini oynatıyor. Türkiye bütün bunları biliyor ama tepki ölçüsü yeterli midir bilemeyiz. Askeri literatürde şöyle öğretilir; “eğer strateji yanlış kurulmuşsa taktik doğrularla başarı elde edilemez.” Gelecek süreçte ABD’nin bölgedeki faaliyetlerini arttıracağı ve Kara Kuvvetlerim dediği PKK/PYD’yi daha büyük bir iştahla destekleyeceği Biden’in bölgeye PKK/PYD’nin hamisi olan Bred McGurk’u atamasından bellidir. Gara’da silahsız masum 13 vatan evladını rehine tutup sonra da infaz eden cinayet şebekesi PKK’yı kınama hususunda bile “Ölenlerin bombalama ile mi öldüğünü yoksa PKK’nın mı öldürdüğünü anlayalım, sonra kınayalım” diyecek kadar art niyetli bir ABD’den müttefik olmayacağını anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur. Derin Amerika’nın düşünce kuruluşu Washington Enstitüsü daha yeni yayınladı raporunu. Türkiye’ye, TSK’ya karşı kullanılmak üzere Barzani’nin Erbil havaalanına inen silahlar ve mühimmat M-4 karayolu ile Peşabur ve Semelka hudut kapılarından geçerek PKK/PYD’nin Sincar’daki depolarına gidiyor. Türkiye çok güçlü bir ülkedir. Eğer ABD’yi müttefik gibi davranmaya yöneltmek istiyorsa gücünü hemen şimdi göstermeli ve PKK/PYD’ ye silah, mühimmat, teçhizat ve malzeme götüren bu tırları derhal vurmalı, imha etmelidir. İsrail bunu her zaman yapıyor. Türkiye’de ya kendi vurmalı ya da Suriye ile anlaşarak birlikte vurmalıdır. ABD’nin 35 km. güneyinde örneğin Meksika’da böylesi bir terör örgütü olsa 37 senede kaç kere vurup imha ederdi sizce?

Bırakın 35 km. öteyi 15.000 km. ötede Afganistan’da Taliban’ı, El- Kaide’yi defalarca vurmadı mı? Son söz; Türkiye tüm dış politik imkânları kullanarak bir an önce içinde bulunduğu yalnızlıktan çıkmalı ve PKK/PYD’ye sürekli silah taşıyan tırları derhal vurarak ne denli kararlı olduğunu zaman kaybetmeksizin göstermelidir. Zira ne kadar beklenirse yılan o ölçüde büyüyecektir.  





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YUKARI