Bugun...


İBRAHİM ÖZKALEMKAŞ

facebook-paylas
Ortadoğu'nun Kanayan Yarası Filistin
Tarih: 02-01-2021 19:47:00 Güncelleme: 02-01-2021 19:47:00


Ortadoğu gibi zor bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu zor coğrafyadaki çatışmalardan bölge ülkeleri de etkilenmektedir. Bu ülkelerden biride Türkiye’dir. Ülkemizi etkileyen en önemli etki Türk halkı ile Filistin halkının uzun yıllara dayanan tarihsel bağıdır. Tarihsel bağımızın en önemli sebebiyse aynı dine mensup oluşumuzdur. Bunun sebebi olarak Filistin halkına İsrail tarafından yapılan saldırılar bizim ülkemizdeki halkımız içinde kanayan yaradır. Bunun sonucu olarak yazımın başlığını Orta doğunun kanayan yarası Filistin olarak düşündüm. Peki İsrail bu bölgeye nasıl hakim oldu? Filistin sorunu nasıl kanayan yara halini aldı? Öncelikle Filistin’in bizi ilgilendiren tarihini ele almamız gerekir.

Filistin,Yavuz Sultan Selim döneminde Mercidabık Savaşı’ndan sonra (24 Ağustos 1516) Osmanlı yönetimine geçti. Bölgenin tamamının fethi ise Kanuni Sultan Süleyman zamanında tamamlandı. Kanuni döneminde üç semavi din(İslam, Hristiyan ve Musevi) açısından da önemli olan Harem“ olarak adlandırılan kısmın bakımı yapılarak etrafındaki duvarlar yeniden inşa edildi. Osmanlı Devleti Filistin’i Suriye sınırları içinde Şam’a bağlı Kudüs, Gazze, Nablus ve Safed olmak üzere dört sancağa ayırdı. Daha sonra bu sancaklar Kudüs’e bağlı birer eyalet oldu.

Kudüs Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için oldukça önemli bir kenttir. Yani İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik dinlerinin ortak kesişme noktası olan bu kentin önemi her üç din içinde kutsal mekanların olmasıdır. Bundan dolayıdır ki her üç din bu şehir için tarihte çok savaşlar yapmıştır. Peki Kudüs neden önemlidir?

İslam için önemi: Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa’dır. Aynı zamanda peygamber efendimizin Miraç olayı burada gerçekleşmiş,buradan göğe çıkmıştır. Hristiyanlık için önemi: İncil’e göre Hazreti İsa burada yaşamış ve çarmıha gerilmiş olması nedeni ile Hristiyanlar için oldukça önemlidir. Yahudilik için önemi: Kutsal kitaplarına göre İsrail kralı Davut ilk Kudüs şehrini Birleşik İsrail Devletinin başkenti olarak kabul etmiş ve oğlu Süleyman ilk tapınağı buraya inşa etmiştir.

Osmanlı döneminde Filistin’de önceden olduğu gibi Müslüman Araplar, nüfus içinde çoğunluğu oluşturmaktaydı. Müslümanlar, 1880’de nüfusun %87’sini, 1890’da %85’ini ve 1914’te %83’ünü oluşturmaktadır. Filistin’de yaşayan Müslümanların tamamına yakını Sünni’dir. Filistin topraklarının büyük bir kısmı devlet kayıtlarında miri arazi olarak geçmektedir. Bu nedenle burada yaşayan Müslümanlar hayatlarını devletin kendilerine verdiği toprakta tarımla uğraşarak kazanıyorlardı. Devlet toprakları dışında kalan topraklar ise vakıflara aitti. Filistin topraklarında nüfusun az bir kısmını teşkil eden Hıristiyanlar ve Yahudiler daha çok şehirlerde yaşıyorlardı. 19. yüzyılda elde ettikleri ticari imtiyazlarla bu azınlık, bütün Ortadoğu’ya ticari kurumlarıyla birlikte giren Avrupalılara bağlı olarak ticaretle uğraşıyordu.

Osmanlı Devleti, daha önceki Müslüman yönetimleri gibi, üç büyük din tarafından kutsal sayılan bu bölgede Müslüman olmayan topluluklara karşı hoşgörülü tavrı devam ettirmiştir. Osmanlı arşiv belgeleri, Filistin’deki idarenin bölgede yaşayan Yahudileri dini vecibelerini yerine getirme konusunda ne kadar serbest bıraktığını açıkça göstermektedir. Osmanlı

Devleti, Müslümanlara ait topraklarda yaşayan gayrimüslimler hususunda Şer-i Şerif adı verilen hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde hareket etmiştir. Şer-i Şerif denilen bu İslam hukukuna göre, Müslümanlarla barış yapan ve İslâm Devleti’nin hakimiyetini kabul eden gayrimüslimlere zımmi adı verilir. Din, dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı şekilde Şer-i Şerif’e göre muamele yapılır. Müslümanlara ait topraklarda yaşayan zımmilerin aynı topraklarda yaşayan Müslümanlardan farkı, din ayrılığından doğan bir farklılıktır. Örneğin, Müslümanlar zekat vermekle yükümlü oldukları halde, gayrimüslimler zekat vermekle yükümlü değillerdir. Gayrimüslimler kazançlarına göre, senede bir defa „cizye“ denilen bir vergi vermektedirler. Fakirler, işsizler, din adamları, yaşlılar ve hastalar bu vergiden muaftır. Gayrimüslimler askerlik yapmak zorunda değildir. Aile hukuku, miras hukuku ve dinlerinin gereği olan diğer konularda, kendi inandıkları hukuki hükümler uygulanır. Bütün bunların yanında, gayrimüslimlerin de can, mal, namus ve şerefleri Müslümanlarınki gibi dokunulmazdır. Muhtaç gayrimüslimler, sosyal haklardan bir Müslüman ile eşit şekilde yararlanır. Bazı istisnaların dışında, devlet kademelerinde yer alabilirler. Bütün hukuki davalarda, gayrimüslim ile Müslüman arasında fark yoktur. Birçok Osmanlı beldesindeki kiliseler, havralar, mezarlar, arşivlerdeki belgeler, mahkeme kararları Müslüman hoşgörüsünün en büyük delilleridir.

 

Filistin Böyle Eridi

Müslümanlarla gayrimüslimler arasındaki davalarda kadı mahkemesinde gösterilen hassasiyetin yanında Müslüman halkın da gayrimüslimlere daima hoşgörülü ve hakkaniyetli muamele ettiklerine şahit olunmuştur. Farklı dinden olmaları sebebiyle onlara hiçbir zaman haksızlık yapılmamıştır.

Hz. Ömer’in Kûfi hattı ile kaleme aldığı ve Kudüs’teki gayrimüslimlerin hak ve hürriyetlerini özellikle zikrettiği ve sonradan Osmanlı sultanlarına ilham kaynağı olan fermanın aslı Osmanlı arşivlerinde hala mevcuttur. Filistin’in Osmanlı hakimiyetine girmesinin ardından patrikhanenin ve Hıristiyan toplulukların hak ve imtiyazlarını belirten çeşitli fermanlar çıkarılmıştır. Hz. Ömer ile başlayan ve Selahaddin-i Eyyubi ile devam eden Kudüs’teki mukaddes mekanların fermanlarla teker teker sayılması ve burada yaşayan gayrimüslimlerin sahip oldukları hak ve hürriyetlerin tespit edilmesi adeti, bu topraklar Osmanlı yönetiminden çıkıncaya kadar devam etmiştir. Osmanlı Devleti farklı unsurlara hukuki bir statü ve serbestlik sağlayan „millet sistemi“ni Filistin topraklarında daha kapsamlı bir şekilde sürdürmüştür. Kısaca Kudüs, Osmanlı hakimiyeti altında tam bir barış ve huzur dönemini yaşamıştır.

Osmanlı da bu barış ve huzur dönemi devam ederken; peki İsrail Filistine nasıl hakim oldu?

İngiltere, 19. asrın başlarında, Ortadoğu’nun zenginliklerinden faydalanmak, dünya hâkimiyetini devam ettirebilmek ve İslâm ülkelerini bölmek için, Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması ve bunun için dünya Yahudilerini bir bayrak altında toplama fikrini otaya attı. Bu fikir, Avrupa, Amerika ve Rusya’da hızla yayıldı. İngiltere’de İngiliz Hükümeti ve Yahudiler, Sir Herry Finch isimli bir avukata Calling of the Jews(Yahudilerin Çağrısı) isimli bir kitap yazdırdılar. Bu kitapta, Filistin’de bir Yahudi Devleti kurulması fikri savunularak kamuoyu meydana getirildi. Musos Haim Montefiore isimli bir İtalyan Yahudisi, Londra’da büyük bir servet edinmişti. Filistin’de Yahudi Devleti kurma fikrine uyarak, 1824’te Filistin’e göç etti ve 1837 senesine kadar Filistin’de kaldı. Bu tarihte Filistin’de 8000 Yahudi bulunuyordu. Bu kadar az kişi ile devlet kurulamayacağını anlayınca, Londra’ya döndü. 1837 tarihinde bastırdığı bir kitapla, Filistin’in ziraata elverişli olduğunu ve Yahudilerin Filistin’e göçünü teşvik etti. İngiltere hükümeti, bir tamimle Filistin’deki İngiliz konsolosluklarını, Yahudileri himayeye memur etti. 1862’de Hess isimli bir Alman Yahudisi, Roma ve Kudüs isimli kitabında; Yahudi davasının ortaya atılacağı ve emellerinin tahakkuk edeceği günün yaklaştığını, her ne bahasına olursa olsun Filistin’de bir Yahudi devleti kurulacağını, Fransa’nın bu işte yardımcı olacağını, Fransız ihtilâlinin bu maksatla yapıldığını yazdı.

I. Siyonist Kongre

Musevilere indirilen Tevrat ta şöyle yazar: “O günde Rab, Abraham’la ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu diyarı, Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hittileri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine verdim.”

Tensiye bölümünde ise aynı kutsal sınırlar şu şekilde çizilir: “O zaman Rab, bütün milletleri önümüzden kovacak ve sizden büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanımızın basacağı her yer sizin olacak, sınırlarınız çölden ve Lübnan’dan, ırmaktan, Fırat ırmağından batı denizine kadar olacaktır. Önümüzde kimse duramayacak, Tanrınız Rab size söylediği gibi, dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.” Tevrat ta bahsedilen bu topraklar 29 Ağustos 1897 yılında Basel’de Theodor Herzl liderliğinde toplanan kongrede ele alınmıştır.

Kongreye tüm dünyadan yaklaşık 200 delege katılmıştır. Avusturyalı Yahudi bir gazeteci olan Theodor Herzl, 1896’da yazdığı Judenstaat (Yahudi Devleti) isimli bir kitapta Siyonizm’in kuruluşunu anlatmış, 1897’de I. Siyonist Kongre ile Dünya Siyonist Teşkilâtı kurulmuştur. Kongre ile 1897’ye kadar Yahudilerin, Filistin’de toplanması ve Yahudi devleti kurulması bir fikir iken, 1897’de hedef haline getirilmiştir.

Kurulan Dünya Siyonist Örgütünün başkanlığı’na Theodor Herzl getirildi. Kongrede hazırlanan Siyonist programı hayata geçirmek için gereken altyapının oluşturulması için finans desteğini sağlamak amacıyla bir fon kurulması kararlaştırıldı. Bu fon Filistin’de toprak satın alınması ve bu topraklarda bir devletin altyapısının oluşturulmasına harcanması kararlaştırıldı.

Bu amacı gerçekleştirmek için gerekli toprak alanları bulmak maksadıyla Papayla, Alman Kaiser’i Wilhelm’le, Avrupa’nın çeşitli prensleri, politikacıları ve nihayet söz konusu bölgenin kontrolünü elinde tutan Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit ile görüştü.

Herzl, Sultan II. Abdülhamit’e bu konudaki ilk teklifi dostu olan Polonyalı aristokrat Phillip de Nevlinsky vasıtasıyla yaptı ama bir sonuç çıkmaması üzerine 1896’da İstanbul’a bizzat geldi. Başkente bu tarihten sonra dört defa daha gelecek ve 1902’ye kadar Yıldız Sarayı ile bağlantısını kesmeyecekti.

Theodor Herzl, İstanbul’a 1896 ve 1898 yıllarında yaptığı ilk iki seyahatte, Sultan II. Abdülhamit’in yakın çevresi ile temas kurdu. Yıldız Sarayı’nda Padişah’ın huzuruna ise 1901’deki üçüncü seyahati sırasında, 19 Mayıs 1901 günü kabul edildi.

Theodor Herzl, Sultan İkinci Abdülhamid Han’a şu teklifleri sundu. Filistin’de altın para karşılığı toprak sattığı takdirde: 1. Yahudiler, Osmanlı Devletinin bütün borçlarını ödeyecekler. 2. Osmanlı Devletine büyük malî yardımda bulunacaklar. 3. Sultan Abdülhamid Han’ın siyasetini Avrupa’da destekleyecekler. 4. Yahudiler, Osmanlı Devletinde inşa edilecek savaş üslerinin parasını ödeyecekler.

5. Sultan Abdülhamid Han’a şahsı için büyük servet verecekler. 6. Filistin’de kurulacak büyük üniversitede aynı zamanda Türk talebeleri de okuyacak. Tahsil için Avrupa’ya gitmeye lüzum kalmayacak

Theodor Herzl başkanlığındaki heyete, Sultan II. Abdülhamid’in verdiği cevap altın suyu ile yazılıp çerçeveletilecek türdendir:

“Bu konuda sakın bir adım daha atmayın. Ülkemin bir çakıl taşını bile satamam. Çünkü o benim değil, halkımındır. Bu devlet onu kanı pahasına aldı, kanı pahasına yaşattı. Birilerinin gasbetmesine izin vermeksizin kanımız pahasına da koruruz. İki tabur askerimiz Suriye ve Filistin’de savaştı. Askerlerimiz Plevne’de bir bir şehit edildi. Çünkü teslim olmaktansa savaş meydanında ölmeyi tercih ettiler. Osmanlı Devleti benim değil, milletindir. Hiçbir parçasını veremem. Yahudiler milyonlarını saklasınlar. Devlet parçalanırsa, Filistin’i karşılıksız da alabilirler. Su kadar var ki, bu devlet cesetlerimiz çiğnenmeden parçalanamaz. Ne için olursa olsun, biz ölmeden kimse bizi birbirimizden ayıramaz.”

Theodor Herzl’ in önündeki tek engel Sultan Abdülhamid’dir. Onu Ortadan kaldırmadan hedefine ulaşamazdı. Bunun için 21.07.1905 te Abdülhamid ’e Yıldız Camii’nden çıkarken suikast düzenlediler, Tarihte bu suikaste Bomba Olayı denir. Ardından İttihat ve Terakki’yi destekleyerek Abdülhamid’i tahtan indirdiler. Hatta daha ileri giderek kendisine Kızıl Sultan dediler.

İttihat ve Terakki, azınlıkların da toprak satın alabileceğine dair kanun çıkarttı. İttihat ve Terakki’nin ihanetlerinden biri de bu idi. Yahudiler, geniş topraklar alarak üzerlerine tapuladılar. Sultan Abdülhamid Hanın şahsî (Hanedan) arazisi, kasten ve yok pahasına Yahudilere satıldı. Birinci Dünya Harbi’nden önce İngiltere ve Fransa, Yahudilere teminat verdi. Osmanlı Devleti yıkılacak ve Filistin’de Yahudi Devleti kurulacaktı. İngiliz ve Fransızlar arasında, Mayıs 1916’da imzalanan “Sykes Picot” gizli anlaşmasına göre: 1. Irak ve Şark’ül-Ürdün İngiltere’ye bırakılacak. 2. Suriye ve Lübnan Fransa’ya bırakılacak. 3. Filistin’de önce beynelmilel bir idare, bilâhare Yahudi devleti kurulacak. 4. Hayfa, İngiltere’ye; İskenderun Fransa’ya ait birer serbest liman olarak kalacak.

2 Kasım 1917’de İngiliz bakanlarından Lord Belfour, bir beyanname neşretti. Bu beyannameyle Yahudi devleti kurulması vaad edildi. Vaad şöyledir: “Kral hazretlerinin hükümeti, Filistin’de Yahudilere millî bir vatan tesisine muhakkak nazariyle bakıyor. Bu gayenin tahakkuku için, büyük bir potansiyel harcayacaktır.” Belfour vaadi, kanunî dayanaktan mahrum olup, devletler hukuku kaidelerine aykırıydı. Tarih boyunca buna benzer bir vaka olmamıştır. İttihat ve Terakki liderlerinin bir emrivakisi ile Osmanlı Devleti, 1914’te Birinci Dünya Harbi’ne katıldı. Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Harbi’ne katılması ile, bu bölgede “Sina Cephesi” açıldı. Osmanlı toprakları ve Ortadoğu’da emelleri bulunan İngilizler, Mısır’ı işgal edip, üs olarak kullandılar. Osmanlı ordusunun 160 000 kişilik bir kısmı Alman General Liman Von Sanders komutasında, Kanal Harekâtı ile 1915 Şubatında taarruz etti. Fakat başarılı olunamadı. El-Ariş’e çekildiler. 1916 Ağustosundaki ikinci taarruz da sonuç vermeyince İngilizler, Filistin ve Suriye’yi işgal için harekâtı hızlandırdılar. İngilizler, 6 Ekim 1917’de Gazze’yi, 10 Aralık 1917’de Kudüs’ü işgal ettiler. 30 Eylül 1918’de İngilizler Şam’a, Fransızlar Beyrut’a girdiler. 29 Ekim 1918’de ateşkes anlaşması imzalandı ve Mezopotamya’daki Türk cephesi düştü. Yahudiler, Belfour vaadi ile sanki müstakil bir devletmişler gibi, hemen Siyon ordusu kurdular. 11 Aralık 1917’de Kudüs’e giren İngiliz kuvvetleri komutanı Allenby, beraberinde Yahudi (Siyon) kuvvetlerini de Kudüs’e soktu. 1920 San Remo toplantısında İngiltere, Fransa ve İtalya delegeleri; Filistin, Suriye, Irak ve Lübnan’ın İngiltere ve Fransa arasında paylaşılmasına ve buralarda manda idaresi kurulmasına karar verdiler. Tarih kitaplarında Birinci Dünya Harbi’nin hakiki ve zahiri sebepleri olarak çok şeyler söylenmiştir. Fakat gerçek sebep, Osmanlı Devleti’ni yıkmak ve Yahudi devleti kurmaktır. Filistin’i işgal eden İngilizler, derhal askerî idare ilan ettiler. Belfour vaadini ve planını tatbike koyuldular: 1. Filistin’e Yahudi muhacereti (göçü) teşvik edildi. 2. Yahudilerin toprak sahibi olmaları sağlandı. 3. Yahudilerin silah taşımalarına müsaade edildi. 4. Yahudilerin kültür teşkilatları adı altında topluluklar kurulması sağlandı. 5. Sivil idare için, 30 Haziran 1920’de Herbert Samuel isminde aşırı bir Siyonist’i komiser tayin ettiler. 6. 6 Temmuz 1921’de İngiltere’nin Filistin’deki hâkimiyetinin devamlı olacağı ilan edildi. 7. 24 Temmuz 1922’de Cemiyeti Akvam, bu kararı tasdik etti. 8. 24 Temmuz 1922’de Londra’da; İngiltere, Fransa ve İtalya, Filistin’deki manda şartları ile Yahudi devletinin kurulma hazırlıklarını tespit ettiler. Yahudi devleti (İsrâil’in) temeli bu anlaşmayla atıldı. 9. Filistin, Suriye’den ayrıldı. 10. Yahudilerin sayısı artmaya başladı. 1919’da Filistin’de, Arapların sayısı, Yahudilerin 16 misliydi. 1922’de 600 000 Araba karşılık 80 000 Yahudi bulunuyordu. 1947’de ise Yahudi sayısı ile Arap sayısı eşit duruma geldi. Filistinli Müslümanlar tehlikeyi geç de olsa anladılar. Filistin’de Yahudi devleti kurulmakta olduğunu görebildiler. 1929’da Kudüs’te, Araplar ile Yahudiler arasında 15 gün süren kanlı çarpışmalar oldu. Yahudilerden 135 kişi öldü. İngilizler, Filistin’e Yahudi göçünü hızlandırırken, bu arada Yahudileri silahlandırdılar. Yahudi göçü, 1932’den sonra hızlandı ve Hitler’in Almanya’da iktidara gelişi ve Yahudi aleyhtarı politika takibiyle, Yahudilerin Filistin’e göçleri aşırı derecede arttı.

İsrailden-çiplak-gözalti

Sonuç olarak 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti kurulmuş oldu. İsrail Devleti’nin Kuruluş Deklarasyonu, Theodor Herzl’in 1897’de I. Siyonist Kongrede

Ben Basel’de İsrail Devletini kurdum. En geç 50 yıl içinde bu gerçek olacak

demesinden 50 yıl sonra ilan edilmiştir. 50 yıl sonra Siyonizm emellerine ulaşmış olmasına rağmen Filistin bugün hala kanayan yara olmaya devam etmektedir. Osmanlının 400 yıl boyunca sağladığı huzurlu döneminin çok gerisindedir.400 yıllık tarihi bağımızdan dolayı ülkemizde Filistin halkına yapılan insanlık dışı uygulamalara karşı, Filistin’de huzur ve barışın yerine gelmesi için, uluslar arası platformda her türlü diplomatik çabayı sarfetmektedir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 37 25 6 6 85 38 81 +47
2 Fenerbahçe 37 23 7 7 67 37 76 +30
3 Galatasaray 37 23 8 6 70 33 75 +37
4 Trabzonspor 37 17 7 13 45 34 64 +11
5 Sivasspor 37 14 7 16 50 41 58 +9
6 Alanyaspor 38 16 13 9 55 42 57 +13
7 Hatayspor 37 16 12 9 60 51 57 +9
8 Gaziantep FK 37 14 11 12 54 46 54 +8
9 Göztepe 37 13 12 12 55 51 51 +4
10 Fatih Karagümrük 37 13 12 12 52 49 51 +3
11 Konyaspor 37 11 14 12 47 47 45 0
12 Çaykur Rizespor 37 11 14 12 48 59 45 -11
13 Antalyaspor 38 9 13 16 40 53 43 -13
14 Başakşehir FK 37 11 16 10 41 55 43 -14
15 Yeni Malatyaspor 37 9 14 14 43 49 41 -6
16 Kasımpaşa 37 10 17 10 42 54 40 -12
17 Kayserispor 37 9 16 12 34 50 39 -16
18 MKE Ankaragücü 37 10 19 8 44 59 38 -15
19 BB Erzurumspor 38 9 19 10 41 65 37 -24
20 Gençlerbirliği 37 9 20 8 37 66 35 -29
21 Denizlispor 37 6 21 10 36 67 28 -31
Takım O G M B A Y P AV
1 Adana Demirspor 33 20 6 7 60 26 67 +34
2 Giresunspor 33 20 6 7 52 24 67 +28
3 Samsunspor 33 19 4 10 56 30 67 +26
4 İstanbulspor 33 18 8 7 60 34 61 +26
5 Altay 33 19 11 3 62 36 60 +26
6 Altınordu 33 16 8 9 53 45 57 +8
7 Ankara Keçiörengücü 33 16 10 7 46 28 55 +18
8 Ümraniyespor 33 14 11 8 45 42 50 +3
9 Tuzlaspor 33 14 14 5 45 51 47 -6
10 Bursaspor 33 14 15 4 56 54 46 +2
11 Bandırmaspor 33 12 15 6 45 47 42 -2
12 Boluspor 33 11 16 6 35 41 39 -6
13 Balıkesirspor 33 9 16 8 35 48 35 -13
14 Adanaspor 33 9 17 7 44 53 34 -9
15 Menemenspor 33 7 13 13 37 58 34 -21
16 Akhisarspor 33 8 20 5 35 58 29 -23
17 Ankaraspor 33 6 19 8 33 59 26 -26
18 Eskişehirspor 33 1 24 8 23 88 8 -65
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 37 27 2 8 81 25 89 +56
2 Sakaryaspor 37 20 5 12 70 35 72 +35
3 Kırşehir Belediyespor 37 21 8 8 55 30 71 +25
4 Van Spor 37 21 10 6 59 34 69 +25
5 Kırklarelispor 37 18 6 13 59 32 67 +27
6 Bodrumspor 37 18 11 8 80 48 62 +32
7 Etimesgut Belediyespor 37 18 12 7 62 34 61 +28
8 Karacabey Belediyespor 37 14 12 11 50 40 53 +10
9 Turgutluspor 37 16 16 5 44 56 53 -12
10 Pendikspor 37 15 16 6 64 51 51 +13
11 Serik Belediyespor 37 12 11 14 48 48 50 0
12 Pazarspor 37 15 17 5 60 62 50 -2
13 Tarsus İdman Yurdu 37 13 14 10 56 54 49 +2
14 Bayburt Özel İdare Spor 37 14 18 5 50 59 47 -9
15 Sivas Belediyespor 37 10 14 13 56 53 43 +3
16 1922 Konyaspor 37 10 18 9 45 49 39 -4
17 Kastamonuspor 37 8 17 12 31 54 36 -23
18 Elazığspor 37 10 21 6 56 83 33 -27
19 Mamak FK 37 6 25 6 32 118 24 -86
20 Kardemir Karabükspor 37 1 34 2 14 107 2 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/05/2021 BB Erzurumspor vs Kasımpaşa
 08/05/2021 Çaykur Rizespor vs Yeni Malatyaspor
 08/05/2021 Fatih Karagümrük vs Gençlerbirliği
 08/05/2021 Galatasaray vs Beşiktaş
 08/05/2021 Göztepe vs Konyaspor
 08/05/2021 Hatayspor vs Denizlispor
 08/05/2021 Kayserispor vs Gaziantep FK
 08/05/2021 MKE Ankaragücü vs Fenerbahçe
 08/05/2021 Sivasspor vs Başakşehir FK
 08/05/2021 Trabzonspor vs Antalyaspor
 08/05/2021 Trabzonspor - Antalyaspor Trabzonspor ligdeki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 11/05/2021 Yeni Malatyaspor - Hatayspor Yeni Malatyaspor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Yeni Malatyaspor yenilmez
 11/05/2021 Başakşehir FK - Kayserispor Kayserispor ligde deplasmandaki son 5 maçında hiç kazanamadı  Başakşehir FK yenilmez
 11/05/2021 Konyaspor - Trabzonspor Konyaspor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Konyaspor yenilmez
 11/05/2021 Kasımpaşa - MKE Ankaragücü MKE Ankaragücü ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Kasımpaşa yenilmez
 11/05/2021 Yeni Malatyaspor - Hatayspor Hatayspor ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Yeni Malatyaspor yenilmez
 11/05/2021 Denizlispor - Galatasaray Galatasaray ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Galatasaray yenilmez
 11/05/2021 Beşiktaş - Fatih Karagümrük Fatih Karagümrük ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
 11/05/2021 Beşiktaş - Fatih Karagümrük Beşiktaş ligde evindeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Beşiktaş yenilmez
 11/05/2021 Fenerbahçe - Sivasspor Fenerbahçe ligdeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
 11/05/2021 Denizlispor - Galatasaray Denizlispor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Galatasaray yenilmez
 11/05/2021 Konyaspor - Trabzonspor Trabzonspor ligde deplasmandaki son 16 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 11/05/2021 Fenerbahçe - Sivasspor Sivasspor ligdeki son 16 maçında hiç kaybetmedi  Sivasspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/05/2021 Boluspor vs Eskişehirspor
 07/05/2021 Akhisarspor vs Ümraniyespor
 09/05/2021 Altay vs Bandırmaspor
 09/05/2021 Ankaraspor vs İstanbulspor
 09/05/2021 Balıkesirspor vs Altınordu
 09/05/2021 Bursaspor vs Ankara Keçiörengücü
 09/05/2021 Adanaspor vs Samsunspor
 09/05/2021 Menemenspor vs Adana Demirspor
 09/05/2021 Tuzlaspor vs Giresunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/05/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Pendikspor
 08/05/2021 Etimesgut Belediyespor vs Karacabey Belediyespor
 08/05/2021 Elazığspor vs Sivas Belediyespor
 08/05/2021 Eyüpspor vs Van Spor
 08/05/2021 Kardemir Karabükspor vs Kırşehir Belediyespor
 08/05/2021 Kastamonuspor vs Sakaryaspor
 08/05/2021 Serik Belediyespor vs Mamak FK
 08/05/2021 Tarsus İdman Yurdu vs Kırklarelispor
 08/05/2021 Turgutluspor vs Bodrumspor
 08/05/2021 1922 Konyaspor vs Pazarspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/05/2021 1877 Alemdağspor 0 - 0 Edirnespor
 01/05/2021 Arnavutköy Belediye 0 - 0 Diyarbekirspor
 01/05/2021 Manisaspor 1 - 2 Ofspor
 01/05/2021 Artvin Hopaspor 1 - 0 Fatsa Belediyespor
 01/05/2021 Kızılcabölükspor 0 - 1 Yeşilyurt Belediyespor
 01/05/2021 Nevşehir Belediyespor 1 - 2 Çankaya FK
 01/05/2021 1928 Bucaspor 3 - 0 Antalya Kemerspor
 25/04/2021 Ofspor 0 - 0 Arnavutköy Belediye
HABER ARA
YUKARI